Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

Prof. Dr. İrfan Ahmad'den 'Kör İmparatorluk: Batı, İçinde Bulunduğu Büyük Başarısızlığı Neden Göremiyor?' Podcast Sunumu

07.04.2026
Prof. Dr. İrfan Ahmad'den 'Kör İmparatorluk: Batı, İçinde Bulunduğu Büyük Başarısızlığı Neden Göremiyor?' Podcast Sunumu
Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Irfan Ahmad, “Neutrality Studies” podcast serisine konuk oldu.

Prof. Dr. Irfan Ahmad, “Neutrality Studies” adlı podcast serisine konuk olarak “The Blind Empire: Why the West Can't See it's Failing so Hard” (Kör İmparatorluk: Batı, İçinde Bulunduğu Büyük Başarısızlığı Neden Göremiyor?) başlıklı bir konuşma yaptı. Serinin sunucusu Pascal Lottaz, İbn Haldun Üniversitesi'nden antropolog ve sosyolog Prof. Dr. Irfan Ahmad ile, Almanya'nın en tanınmış kamu entelektüellerinden biri olan ve 14 Mart 2026'da 96 yaşında vefat eden Jürgen Habermas'ın mirasını eleştirel bir şekilde incelemek üzere bir araya geldi.

Konuşma, Habermas'ın yalnızca Almanya'da değil, dünya çapında da büyük bir etki bırakan bir kamu aklı, söylem etiği ve kozmopolitizm filozofu olarak tanınan mirasını kabul ederek başlıyor. Ancak Prof. Ahmad, bu geniş çapta kutlanan imajın ciddi bir şekilde sorgulanması gerektiğini savunuyor. Habermas, 7 Ekim sonrası yaptığı açıklamalarda Gazze'deki savaşı soykırım olarak nitelendirmeyi reddetmiş ve daha da kritik olarak, 7 Ekim'i sanki herhangi bir tarihsel bağlamı yokmuş gibi ele almış, Filistin'in on yıllar süren tarihini ve İsrail yerleşimci sömürgeciliğini tamamen analizinden silmişti.

Batı Merkezci Bir Aydın

Ahmad, bu kör noktanın kökenini Frankfurt Okulu'na kadar takip ediyor. “Aydınlanmanın Diyalektiği” gibi Batı aklına dair önemli eleştiriler üretmiş olsalar da Adorno, Horkheimer ve Habermas hiçbir zaman sömürgecilik ve emperyalizmi düşüncelerinin merkezine koymamışlardı. Prof. Ahmad bunun bir tesadüf olmadığını, Batı Marksizmi’nin yapısal bir özelliği olduğunu, her zaman Eurocentric bir çerçeveyi, Global Güney'in yaşanmış gerçekliklerinin önünde tuttuğunu savunuyor.

Bu, dinleyiciyi Prof. Ahmad’ın ana argümanına yönlendiriyor: Habermas’ın evrensel bir düşünür olarak değil, “etnik bir düşünür” olarak anlaşılması gerektiği. Habermas’ın savunduğu evrensellik, gerçekten evrensel değildir çünkü yalnızca Batılı ve Hristiyan bir kültürel geleneğe dayanır; Afrika, İslam, Budizm ya da Hinduizm felsefi geleneklerinden herhangi birini kapsamaz. Prof. Ahmad, gerçek evrenselliğin “herkesten” gelmesi gerektiğini ve “herkese sunulması” gerektiğini savunuyor.

Konuşmanın sonunda daha derin bir çelişkiye dikkat çekiliyor: Konsensüs filozofu olarak tanınan Habermas, pratikte 1991 Körfez Savaşı'nı ve 2001 Afganistan işgalini desteklemiş ve İsrail-Filistin açıklamasını tam olarak karşı çıkmayı savunduğu düşmanlık dilinde çerçevelemiştir.

Tartışma, Habermas’ın entelektüel katkılarının hâlâ önemli olduğunu, ancak özellikle gerçek sömürgeleştirmenin ne anlama geldiğini çok iyi bilen Global Güney'deki bireyler tarafından eleştirel bir şekilde okunması gerektiğini belirterek sona eriyor.

İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=8f5YOiYTbJI&t=38s