Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

Yüksek Lisans Öğrencimiz Afife Eren “Intellectuals, Academia and Silence” Başlıklı Tez Savunmasını Başarıyla Gerçekleştirdi

11.06.2026
Yüksek Lisans Öğrencimiz Afife Eren “Intellectuals, Academia and Silence” Başlıklı Tez Savunmasını Başarıyla Gerçekleştirdi
Sosyoloji yüksek lisans öğrencimiz Afife Eren, “Intellectuals, Academia and Silence: The Case of Palestine After October 7th, 2023” başlıklı tezinin savunmasını başarıyla gerçekleştirdi.

Sosyoloji Bölümümüz yüksek lisans öğrencilerinden Afife Eren, “Intellectuals, Academia and Silence: The Case of Palestine After October 7th, 2023” başlıklı tezini 18 Mayıs 2026 tarihinde başarıyla savundu.

Dr. Öğr. Üyesi Merve Reyhan Ceylan danışmanlığında hazırlanan tez, 7 Ekim 2023 sonrasında Filistin meselesi bağlamında akademik sessizlik olgusunu inceliyor. Çalışma, Pierre Bourdieu’nün alan, doxa ve sembolik sermaye kavramlarından hareketle akademik sessizliğin yalnızca bireysel bir tercih ya da örtük onay biçimi olmadığını; akademik alanın eşitsiz güç ilişkileri, kurumsal sınırları ve farklı biçimlerde dağıtılan riskleri içerisinde üretilen yapısal bir pratik olduğunu ortaya koyuyor.

Akademisyenler Kariyer Güvencesizliği Nedeniyle Sessiz Kalıyor

Nitel fenomenolojik araştırma deseniyle yürütülen çalışmada, farklı disiplinlerden ve coğrafi bağlamlardan akademisyenlerle gerçekleştirilen on yarı yapılandırılmış görüşme temel alındı. Elde edilen veriler MAXQDA 26 programı aracılığıyla analiz edildi.

Araştırmanın bulguları, akademik sessizliğin kurumsal yönetim biçimleri, kariyer güvencesizliği ve itibar kaybı endişeleriyle yakından ilişkili olduğunu gösterdi. Sonuçlara göre, özellikle kariyerinin erken aşamasındaki ya da kurumsal korumadan yoksun akademisyenler için sessizlik, ahlaki kayıtsızlıktan ziyade bir hayatta kalma stratejisi olarak ortaya çıkıyor.

Akademik Özgürlük ve Entelektüel Sorumluluk

Tezde ayrıca Filistin meselesinin akademik alanda “fazla politik” ve “fazla hassas” bir konu olarak istisnalaştırıldığı vurgulanıyor. Bu istisnai konumun; direnişin kriminalize edilmesi, belirli kavramlardan kaçınılması ve akademik tepkilerde çifte standartların üretilmesi yoluyla yeniden inşa edildiği ifade ediliyor.

Çalışma, 7 Ekim sonrası dönemin akademik tarafsızlık iddiasını sorgulatan önemli bir kırılma yarattığını; bu süreçte ahlaki şok, küresel mobilizasyon ve Filistin meselesinin yeniden siyasallaşması görünür hâle gelirken, gözetim, disiplin ve baskı mekanizmalarının da yoğunlaştığını ortaya koyuyor.

Araştırma, kimin konuşabildiği ve kimin sessizleştirildiği sorusunun; kadro güvencesi, kurumsal aidiyet, vatandaşlık statüsü ve jeopolitik konum gibi eşitsiz biçimde dağıtılan kaynaklarla yakından bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu çerçevede tez, akademik sessizliğin yalnızca sözün yokluğu değil, akademik alanın işleyiş mantığı içerisinde üretilen yapısal bir sonuç olduğunu savunuyor.

Filistin örneği üzerinden akademik özgürlük ve entelektüel sorumluluk tartışmalarına katkı sunan çalışması dolayısıyla öğrencimiz Afife Eren’i tebrik eder, akademik çalışmalarında başarılarının devamını dileriz.